Mikrobiyota Nedir? Mikrobiyom ve Bağırsaklar

Vücudun dışardan en çok etkilendiği organlardan birisi olan bağırsaklar hepimiz için hayati önem taşır. Bağırsaklarda yaşayacağımız en en ufak bir problem bile günümüzün kötü geçmesine ve kendimizi hem psikolojik hem de fizyolojik olarak çökmüş hissetmemize neden olabiliyor. Sindirim için gerekli olan sistemlerin aktif olarak çalışıyor olması da yine bizler için çok önemli. Yediğimiz içtiğimiz şeylerden vücuda gelen mikroplara ve moleküllere sürekli maruz kalan bağırsaklar sindirim sistemine bağlıdır. Bağırsakların bu molekül ve mikroplara verdiği tepki ise bildiğiniz üzere sinir sisteminden yani beyinden yönetilir. Bu sebeple mikrobitayı yakından tanımak ve mikrobiyom ve bağırsakların ilişkisini net olarak bilmek bağırsak sağlığı için çok önemlidir.

Mikrobiyota Nedir?

Mikroorganizma topluluğuna verilen isim mikrobiyota olarak biliniyor. 100 trilyon kadar bakterinin bulunduğu bu toplulukta 2-3 kg civarında bakteriden söz etmek mümkün. Vücut ağırlığının %2-3 ünü oluşturan bakteriler bizim kendi asıl hücrelerimizin sayısını 10’a katlayabilecek düzeyde. Vücudumuzda ve tenimizde yaşayan mikropların toplanması anlamına da gelen mikrobiyota önemli bir organ olarak dahi kabul edilir oldu.

Doğumla birlikte hayatımıza giren bu kavram sürekli gelişiyor ve değişiyor. Sezeryandan normal doğuma kadar farklı türleri olan mikrobiyotalar sağlığımızla yakından da ilişkili.

Mikrobiyota ve Bağırsak İlişkisi

Vücudumuzun iç ekosistemi de diyebileceğimiz mikrobiyota vücutta 18 yerde bulunuyor. Bakterilerin ise en sık olduğu ortam ise haliyle bağırsaklar. Ana rahmine iken gelişen bağırsak mikrobiyotası gebelik sırasında bebeğe geçmektedir. Doğum sırasında yani normal doğumla doğan bebek mikrobiyotalar ile tanışır ve bu süre emzirme ile devam eder. Tıptaki araştırmalar sonucunda sezeryanla doğan ve anne sütünü alamayan bebekler mikrobiyomları alamamak açısından dezavantaj taşıyacaktır. Temas ettiğimiz her noktadan hatta havadan dahi bakteri alırız. Alınan bu bakteriler ise bazen dost bazen de düşman gibi hareket ederler. Bağırsak hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olan mikrobiyotalarda yaşanacak her bir problem hayatımızı zindana çevirebilir. Gaz probleminden tuvalet sorununa şişkinlikten IBS’ye kadar birçok rahatsızlığın temelinde yatan mikrobiyotaların neden olabileceği hastalıklara daha yakından bakalım.

Mikrobiyata Hastalıkları

  • Astım
  • Diyabet
  • Egzama, akne, roza, ürtiker gibi Cilt hastalıkları
  • Beyin hastalıkları (Alzheimer, otizm, multipl skleroz, Parkinson, migren, depresyon, anksiyete, düşünce bulanıklığı)
  • Otoimmün hastalıklar   (Hashimoto tiroiditi, romatoid artrit, lupus, psöriyazis)
  • Kalp hastalığı
  • Kanser
  • Çölyak hastalığı
  • Otizm
  • Kolit
  • Obezite ve Kilo Artışı
  • Hassas Bağırsak Sendromu (IBS)
  • Kronik yorgunluk
  • Gıda alerjileri/duyarlılığı
  • Sık soğuk algınlığı, sinüzit, bronşit
  • Düşük enerji

Sağlıklı Bir Yaşam İçin Mikrobiyotaları Arttırmak Gerek

Yukarıdaki hastalıklar gibi çeşitli problemlerden uzakta durmak istiyorsanız mikrobiyotalarımıza iyi bakmamız gerekiyor. Peki, nasıl? Diyenler içinse en güzel tavsiye mayalı ekmek yanıtını verebiliriz. Kefir, sirke, turşu ve kuşkonmaz gibi çeşitli probiyotik gıdalar tüketmeli ve sağlığımızı korumak için sevmediğimiz şeyleri bile tüketmeliyiz. Fındık, tahıllar, mürdüm eriği ve pırasa probiyotiklerin artması için en iyi kaynaklar olarak gösteriliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir